Lübnan Çevre Bakanı Tamara ez-Zeyn, “6 Kasım Savaşlarda ve Silahlı Çatışmalarda Çevrenin Sömürülmesinin Önlenmesi Uluslararası Günü” münasebetiyle açıklama yaptı.
Lübnan resmi ajansı NNA’da yer alan açıklamada Zeyn, Lübnan’ın, tarım arazileri ile ormanların yakılması, doğal sit alanlarının tahrip edilmesi, çiftçilerin mahsullerini ve ekmek kapılarını kaybetmesi ve İsrail’in bombardımanlarıyla güneydeki bölgelerin çehresinin değişmesi gibi geniş çaplı çevresel zararla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Bakan Zeyn, Ekim 2023-Eylül 2026 arasındaki dönemde İsrail’in fosfor bombaları ve diğer mühimmatlarla gerçekleştirdiği patlamalar nedeniyle Lübnan’da 16 bin hektardan fazla tarım ve orman arazisinin yandığını açıkladı.
Zeyn, Çevre Bakanlığı’nın işgalci İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki bölgelerde gerçekleştirdiği patlamalara ilişkin hazırladığı raporu paylaştı.
Buna göre, işgalci İsrail ordusu, Sur kentine bağlı Mecdel Zun’da yaklaşık 80 ton, Nebatiye’ye bağlı Şakif Kalesi çevresinde 700 ton ve Ali et-Tahir Tepesi’nde 1100 ton patlayıcı kullandı.
Bu patlamalar, 3,1, 3,8 ve 4,2 büyüklüğündeki depremlere benzer sarsıntılar meydana getirdi.
Zeyn, bu zararların, doğrudan çevresel kayıpların ötesine geçip insanların hayatını ve geçim kaynaklarını etkilediğini vurguladı.
İŞgalci İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde onlarca beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti, saldırılarla birlikte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 12 Ekim’deki son açıklamasında, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda en az 4 bin 390 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.
Öte yandan İsrail ve Lübnan, 26 Haziran’da ABD’nin arabuluculuğunda iki ülke arasındaki anlaşmazlığı sona erdirmeyi ve uzun vadeli barışı sağlamayı amaçlayan bir “çerçeve anlaşma” imzalamıştı.
Anlaşma, İsrail’in işgal ettiği Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini ve taraflar arasındaki müzakere sürecinin sürdürülmesini öngörüyor. Ancak İsrail varılan anlaşmaya rağmen Lübnan’daki işgalini ve saldırılarını sürdürüyor.
