
Suriye’de uzun süredir devam eden iç savaşta kritik bir dönemeç yaşandı. Terör örgütü PKK/SDG ile Şam yönetimi arasında varılan anlaşma, bölgedeki güç dengelerini kökten değiştirecek nitelikte.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile terör örgütü PKK/SDG arasında, örgüt unsurlarının merkezi yönetime entegrasyonunu ve ateşkesi içeren kapsamlı bir anlaşma imzalandı. Bu tarihi mutabakatla birlikte, SDG’nin kontrolündeki tüm bölgelerin idaresi Şam yönetimine devrediliyor. Anlaşma, Suriye’deki siyasi ve askeri arenada yeni bir sayfa açarken, bölgesel ve uluslararası aktörlerin de dikkatini çekiyor.
Anlaşmanın Temel Maddeleri:
Toplam 14 maddeden oluşan anlaşma, bölgedeki istikrarın sağlanması ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması amacını taşıyor. Anlaşmanın kilit noktaları şu şekilde sıralanıyor:
SDG unsurlarının Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmesi,
Deyrizor ve Rakka’nın idaresinin derhal Şam’a devredilmesi,
Haseke’deki tüm sivil kurumların Suriye devletine entegre edilmesi,
Sınır kapıları ile petrol ve doğal gaz sahalarının merkezi hükümetin kontrolüne geçmesi.
Yabancı Teröristler Sınır Dışı Edilecek:
Anlaşmanın en dikkat çekici maddelerinden biri, Suriye vatandaşı olmayan SDG/PKK yöneticileri ve örgüt mensuplarının ülke dışına çıkarılmasını öngörüyor. Ayrıca, Ayn el-Arab (Kobani) kentindeki SDG’ye bağlı silahlı unsurların tamamen tasfiye edilmesi ve Şam’a bağlı yerel bir polis gücü oluşturulması planlanıyor. Bu madde, Suriye’nin demografik yapısının korunması ve terör örgütlerinin yabancı savaşçı takviyesinin engellenmesi açısından büyük önem taşıyor.
DEAŞ ile Mücadele Şam Yönetiminde:
Anlaşmaya göre, terör örgütü DEAŞ ile mücadele, ABD ile koordinasyon içinde Suriye devleti tarafından yürütülecek. DEAŞ mensuplarının tutulduğu cezaevlerinin kontrolü de Şam yönetimine devrediliyor. Bu madde, Suriye’nin terörle mücadeledeki egemenliğini pekiştirirken, uluslararası işbirliğinin de zeminini hazırlıyor.
2025 Ateşkesinden Farkı Ne?
10 Mart 2025’te imzalanan önceki ateşkeste SDG unsurlarının entegrasyonu için yıl sonuna kadar süre tanınmış, ancak bu hedef gerçekleştirilememişti. 2026’da imzalanan yeni anlaşmada ise süre tanınmıyor ve birçok maddenin derhal uygulanması öngörülüyor. Yeni anlaşma, SDG/PKK’ya yönelik daha sert ve bağlayıcı hükümler içermesiyle önceki mutabakattan ayrılıyor.
Uluslararası Tepkiler:
Anlaşma, uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, ateşkesi “birleşik bir Suriye için önemli bir dönüm noktası” olarak değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da ateşkes günü Ahmed Şara ile yaptığı telefon görüşmesinde, Suriye’nin terörden tamamen arındırılmasının bölge için hayati önem taşıdığını vurguladı. Katar ve Ürdün başta olmak üzere birçok ülke ateşkesi memnuniyetle karşılarken, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Şara ile temas kurdu.
Bölgedeki Son Durum:
SDG’nin çekilmesinin ardından Rakka’nın Tabka ilçesi, Deyr Hafir ve Meskene’de halk sokaklara çıkarak gelişmeleri kutladı. Suriye ordusu, Münbiç’in güneybatısındaki Tişrin Barajı’nı kontrol altına almak üzere harekete geçti. Bu gelişmeler, bölgedeki istikrar umutlarını artırırken, yeni çatışma riskini de beraberinde getiriyor.
Sürecin Arka Planı:
2025’teki entegrasyon sürecinin başarısız olmasıyla 2026’nın başında çatışmalar yeniden alevlendi. Halep’te başlayan operasyonlar, Deyrizor, Tabka, Meskene ve çevre bölgelerin SDG/PKK unsurlarından temizlenmesiyle sonuçlandı. Sahadaki bu gelişmelerin ardından 18 Ocak’ta ateşkes ilan edildi ve anlaşma resmiyet kazandı. Bu süreç, Suriye’deki karmaşık güç dengelerini ve çözüm arayışlarını gözler önüne seriyor.







