
ABD ekonomisi, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde %4,4’lük bir büyüme oranı yakalayarak, piyasa beklentilerinin üzerinde bir performans gösterdi. Bu büyüme, ülkenin ekonomik toparlanma sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.
ABD ekonomisi, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde kaydettiği %4,4’lük büyüme oranıyla dikkatleri üzerine çekti. Bu oran, ülkenin 2023’ün üçüncü çeyreğinden bu yana görülen en hızlı büyüme olarak kayıtlara geçti.
ABD Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan güncellenmiş Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verileri, Temmuz-Eylül 2025 dönemini kapsıyor ve ekonomik aktivitenin beklenenden daha canlı olduğunu ortaya koyuyor.
Açıklanan verilere göre, ABD’de GSYH, geçen yılın üçüncü çeyreğinde yıllıklandırılmış olarak %4,4 oranında bir artış gösterdi. Bu büyüme oranı, ülkenin ekonomik dinamizmini teyit eder nitelikte.
Bu büyüme performansı, ABD ekonomisinin 2023’ün üçüncü çeyreğinden bu yana sergilediği en yüksek büyüme oranı olarak dikkat çekiyor. Ekonomik analistler, bu büyümenin sürdürülebilirliği konusunda farklı görüşler belirtiyor.
GSYH verilerine ilişkin daha önce yayımlanan öncü verilerde, ekonominin 2025’in üçüncü çeyreğinde %4,3 oranında büyüyeceği öngörülmüştü. Ancak, güncellenmiş veriler bu öngörüyü aşarak daha yüksek bir büyüme oranını işaret ediyor.
ABD ekonomisi, 2025 yılının ilk çeyreğinde %0,6 oranında daralarak 2022’nin ilk çeyreğinden bu yana ilk kez küçülme yaşamış, ikinci çeyreğinde ise %3,8 oranında bir büyüme kaydetmişti. Bu dalgalanmalar, ekonomik istikrarın önemini bir kez daha vurguluyor.
Geçen yılın üçüncü çeyreğindeki büyümede, tüketici harcamalarındaki artış, ihracatın yükselmesi, kamu harcamalarındaki artış, yatırımlardaki artış ve ithalattaki düşüş gibi faktörler belirleyici rol oynadı. Bu faktörlerin bileşimi, ekonomik büyümeyi destekledi.
Veride yapılan yukarı yönlü revizyonun temelinde, ihracat ve yatırımlardaki artışlar yer alırken, bu durumun tüketici harcamalarındaki aşağı yönlü revizyonla kısmen dengelendiği belirtiliyor. Ekonomik verilerin karmaşıklığı, detaylı analizleri gerektiriyor.
Kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinde geçen yılın üçüncü çeyreğinde kaydedilen artış %2,8 olarak sabit kalırken, bu oran bir önceki çeyrekte %2,1 olarak gerçekleşmişti. Enflasyon göstergeleri, ekonomik politikaların şekillenmesinde önemli bir rol oynuyor.
Gıda ve enerji harcamalarının hariç tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksindeki artış da öncü tahminlerde olduğu gibi %2,9 olarak hesaplandı. Bu endeks, bir önceki çeyrekte %2,6’lık bir artış göstermişti. Enflasyonun seyri, ekonomik aktörlerin kararlarını etkilemeye devam ediyor.






