
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Zeytinburnu sahilinde gerçekleşen anne ve kızının vefatıyla ilgili kamuoyunda oluşan yanıltıcı bilgilere açıklık getirdi. Bakanlık, sürecin çocuğun yüksek menfaatleri gözetilerek yürütüldüğünü vurguladı.
İstanbul Zeytinburnu sahilinde yaşanan elim olayla ilgili olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılan detaylı açıklamada, bazı basın yayın organları ve sivil toplum kuruluşlarının olayla ilgili süreci manipüle ettiği belirtildi. Bakanlık, sürecin başından itibaren çocuğun refahı ve sağlığı için gerekli tüm adımların atıldığını kamuoyuna duyurdu.
Bakanlık açıklamasında, İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesi kararıyla çocuğa Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri uygulandığı, ancak çocuğun sağlık kontrollerinin aksatılması üzerine harekete geçildiği ifade edildi. Annenin tedavi ve sevk önerilerine direnmesi nedeniyle sürecin ilerlemesinde zorluklar yaşandığı vurgulandı.
13 Şubat tarihinde çocuğun özel bir hastanede tedavi altına alındığı ve sağlık kurulunun yatılı psikiyatrik tedavi önerisi üzerine durumun ciddiyeti arttı. 2 Mart tarihinde çocuğun sağlık durumunun kritik seviyede olması nedeniyle acil koruma kararı alınarak durum derhal adli makamlara bildirildi. Aynı gün yapılan adres ziyaretinde kimseye ulaşılamamış, akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğunun vefat ettiği öğrenilmiştir.
Bakanlık, olayın kamuoyunda “anne ile çocuğu ayırma çabası” olarak lanse edilmesinin gerçeği yansıtmadığını ve bu türden yaklaşımların sorumsuzluk örneği teşkil ettiğini belirtti. Çocuğun yüksek menfaatleri doğrultusunda atılan adımların, kamuoyunda yanlış algı oluşturacak şekilde sunulmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Medya kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin bu tür hassas konularda yetkililerin bilgilendirmesi doğrultusunda hareket etmeleri gerektiği belirtildi.
Bakanlık, olayın adli makamlarca çok yönlü soruşturulmaya devam ettiğini bildirirken, kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğunu titizlikle yerine getireceğini ifade etti.






