CNN’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre tehlikeli yakınlaşma, devam eden ABD-İran savaşı sırasında 2026 yılının ilkbaharında meydana geldi.
Hawaii merkezli ABD Pasifik Özel Harekat Komutanlığında görevli bir analist, açık kaynaklı veriler ile gizli sinyal istihbaratını sentezlemek için bir yapay zeka sohbet robotunu kullandı.
Robot, Orta Doğu’da faaliyet gösteren Çin bandıralı bir geminin nükleer silah bileşenleri taşıdığı sonucunu üretti.
Analist bu ham bilgiyi doğrulamak yerine aynı aracı kullanarak standart bir askeri istihbarat raporu formatına dönüştürdü ve belge resmi bir değerlendirme olarak komuta kademelerine dağıtıldı.
Olayın ardından Amerikan savaş uçakları havalandı ve silahlı ABD personeli Çin gemisine çıkmaya hazırlandı. Ancak harekat gerçekleşmeden dakikalar önce hatanın fark edilmesiyle olası bir askeri çatışmanın önüne geçildi. Yetkililer raporun içeriğinin tamamen asılsız olduğunu ve yapay zekanın yapısal bir halüsinasyon sonucu uydurma bilgiler sunduğunu kaydetti.
Askeri yetkililer, ordu ve istihbarat kurumlarında yapay zeka kullanımının hızla yaygınlaştığını ancak farklı birimlerin standart bir güvenlik protokolü olmadan farklı araçlar kullandığını belirtiyor.
ABD Savunma Bakanlığında yapay zeka tarafından üretilen istihbarat çıktılarının dağıtılmadan önce insan tarafından doğrulanmasını zorunlu kılan standart bir kural henüz bulunmuyor.
Savunma Bakanı Pete Hegseth’in yıl başında duyurduğu yapay zeka stratejisinin, hıza odaklanarak bu teknolojiyi milyonlarca personelin kullanımına sunduğu ifade ediliyor.
Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında 24 Eylül’de Beyaz Saray’da yapılması planlanan zirvenin hemen öncesinde gündeme geldi.
İki liderin görüşmesinde yapay zeka yönetişimi konularının da masaya yatırılması planlanıyor.
Uzmanlar olası bir baskının gerçekleşmesi durumunda, sahte kanıtlara dayanarak Çin gemisine yapılacak müdahalenin büyük bir diplomatik ve askeri krize yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Nükleer güçler arasında yapay zeka hatalarının tetikleyebileceği yanlış hesaplamalar, yeni nesil bir güvenlik tehdidi olarak değerlendiriliyor.
