
Küresel piyasalar, ABD’de açıklanacak enflasyon verilerine odaklanırken, jeopolitik gelişmeler ve makroekonomik veriler yatırımcıların kararlarını etkilemeye devam ediyor.
Geçtiğimiz hafta, ABD’nin Venezuela’ya yönelik olası askeri müdahalesinin piyasalar üzerindeki etkisi sınırlı kalmış, yapay zeka sektöründeki şirketlere yönelik iyimserlik ise genel olarak pozitif bir havaya neden olmuştu. Yatırımcılar, yeni yılın başlamasıyla birlikte portföy tercihlerini yeniden değerlendirirken, jeopolitik riskler ve açıklanan makroekonomik veriler varlık fiyatlamaları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
ABD yönetiminin Venezuela’ya olası müdahalesi ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun görevden alınması senaryoları, jeopolitik riskleri ön plana çıkardı. Ancak, bu durum küresel piyasalarda risk iştahını önemli ölçüde etkilemedi. Teknoloji ve özellikle yapay zeka şirketlerinin hisselerine olan ilgi sürdü. Yapay zeka alanındaki yatırımların devam edeceği ve şirketlerin karlılıklarını artıracağına dair beklentiler, piyasalarda risk alma eğilimini destekleyen temel faktörlerden biri oldu.
Makroekonomik verilere bakıldığında, ABD’de tarım dışı istihdamın Aralık ayında 50 bin kişi artarak beklentilerin altında kalması dikkat çekti. İşsizlik oranı ise aynı dönemde yüzde 4,5’ten yüzde 4,4’e geriledi. Analistler, istihdam artışındaki yavaşlamanın işgücü piyasasında bir soğuma işareti olduğunu belirtirken, işsizlik oranındaki düşüşün endişeleri kısmen azalttığını ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu ay politika faizini sabit tutacağı yönündeki beklentileri desteklediğini vurguluyor.
Donald Trump’ın açıklamaları da yatırımcılar tarafından yakından izleniyor. Trump, Truth Social hesabından yaptığı bir paylaşımda, 2027 yılındaki savunma bütçesinin 1,5 trilyon dolar olması gerektiğini ifade etti. Bu bütçenin, uzun zamandır arzuladıkları orduyu kurmalarını ve düşman kim olursa olsun güvende olmalarını sağlayacağını söyledi.
Trump ayrıca, büyük kurumsal yatırımcıların müstakil konut satın almasını engellemek için adımlar attığını ve askeri ekipman üretimindeki sorunlar çözülene kadar savunma şirketlerinin temettü dağıtımı ve hisse geri alımı yapmasına izin vermeyeceğini duyurdu.
Trump’ın dikkat çeken bir diğer açıklaması ise Grönland’a yönelik oldu. Stratejik öneme sahip ada ülkesinde Rus ve Çin varlığının arttığını savunan Trump, “Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland’a ihtiyacımız var,” dedi. Grönland’ın Rusya veya Çin tarafından ele geçirilmesine izin vermeyeceklerini belirten Trump, bu konuda kararlı olduklarını ifade etti. Danimarka ile Grönland konusunda bir anlaşmaya varmayı arzu ettiğini, ancak bunun mümkün olmaması halinde “zor yolu” kullanmaya hazır olduklarını da sözlerine ekledi.
Bu gelişmelerin etkisiyle New York borsası geçen hafta genel olarak alıcılı bir seyir izledi. Haftalık bazda S&P 500 yüzde 1,57, Nasdaq endeksi yüzde 1,88 ve Dow Jones endeksi yüzde 2,32 yükseldi. S&P 500 endeksi rekor seviyeye ulaştı.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftalık bazda yaklaşık 3 baz puan azalarak haftayı yüzde 4,17 seviyesinde tamamladı.
Fed’e ilişkin artan faiz indirimi beklentileri, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının alımlarıyla altın ve gümüş fiyatlarında geçen hafta yükseliş görüldü. Altının ons fiyatı haftayı yüzde 4,1 değer kazancıyla 4 bin 510 dolardan, gümüşün ons fiyatı ise yüzde 10,2 yükselişle 80 dolardan kapattı.
Dolar endeksi yüzde 0,7 yükselişle 99,1 seviyesinde haftayı tamamlarken, Brent petrolün varili de yüzde 3,3 artışla 62,7 dolarda seyretti.
12 Ocak ile başlayacak haftada salı günü tüketici enflasyonu ve yeni konut satışları, çarşamba günü üretici enflasyonu, perakende satışlar, cari denge, Fed’in Bej Kitap raporu, perşembe günü haftalık işsizlik maaşı başvuruları, New York Fed sanayi endeksi, cuma günü ise sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranı verileri yakından takip edilecek.
Avrupa borsaları, özellikle savunma hisseleri öncülüğünde geçen hafta pozitif bir seyir izledi. Gelecek hafta Almanya’da açıklanacak tüketici enflasyonu ve büyüme verileri yatırımcıların dikkatini çekecek.
ABD’nin Venezuela’daki olası askeri müdahalesi ve Trump’ın Grönland’a yönelik açıklamaları, Avro Bölgesi’nde jeopolitik endişeleri artırırken, Trump’ın 2027 için ABD savunma bütçesi hedefini açıklaması sonrası Avrupalı silah üreticilerinin hisseleri rekor seviyelere yükseldi.
Artan jeopolitik gerilimler ve ABD’nin savunma harcamalarını artıracağına yönelik açıklamaların ardından Stoxx Havacılık ve Savunma Endeksi, art arda altıncı işlem gününde de yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.
Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin haber akışı ve devam eden çatışmalar da bölgedeki piyasaların yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
Geçen hafta İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,74, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 2,04, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,76 ve Almanya’da DAX endeksi yüzde 2,94 yükseldi. DAX 40, CAC 40 ve FTSE 100 endeksleri geçen hafta rekor kırdı.
Gelecek hafta pazartesi günü Almanya’da cari denge, perşembe günü Almanya’da büyüme, Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi ve dış ticaret dengesi ve cuma günü Almanya’da enflasyon verileri takip edilecek.
Asya borsalarında ise Hong Kong hariç genel olarak alıcılı bir seyir görüldü. Teknoloji şirketlerindeki “yüksek değerleme” endişelerinin azalması ve yapay zeka sektöründeki iyimser talep beklentileri fiyatlamalarda etkili oldu.
Yatırımcıların, veri merkezleri ve gelişmiş bilgi işlem alanlarından gelen artan yapay zeka talebine yönelik pozisyon almaya devam etmesiyle özellikle Güney Koreli yarı iletken hisselerindeki yükseliş dikkat çekti.
Japonya ile Çin arasında Kasım ayından bu yana tırmanan gerilim bölgede yakından takip edilirken, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae Tokyo’nun Pekin’e kapıları kapatmadığını ve diyaloğa açık olduğunu bildirdi.
Çin’in Japonya’ya çift kullanımlı ürün ihracatına yönelik aldığı kontrol uygulama kararına ilişkin gelişmeler de yatırımcıların odağındaydı. Çin’in ihracat kontrol listesinde yaklaşık 1100 ürün bulunuyor. Bu ürünler arasında samaryum, gadolinyum, terbiyum, disprosyum ve lutesyum gibi orta ve ağır nadir toprak elementleri yer alıyor.
İhracat kontrolünün Japon otomotiv endüstrisi için hayati öneme sahip nadir toprak elementleri sevkiyatını kısıtlayabileceği yönündeki endişeler yatışsa da konuya ilişkin haber akışı endişelerin tekrar canlanmasına neden oldu.
Bu gelişmelerle haftalık bazda Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 3,82, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 6,42 ve Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 3,1









