
ABD Merkez Bankası (Fed), yılın ilk para politikası toplantısında faiz oranlarını sabit tutma eğiliminde. Ancak siyasi baskılar ve ekonomik veriler, karar alma sürecini karmaşık hale getiriyor.
ABD Merkez Bankası (Fed), yılın ilk para politikası toplantısını bu hafta gerçekleştirirken, piyasaların odak noktası faiz oranlarında bir değişiklik olup olmayacağı. Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde toplam 75 baz puanlık faiz indirimine giden Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), 27-28 Ocak tarihlerindeki toplantısında 2026’nın ilk kararını verecek.
Toplantı, ABD Başkanı Donald Trump’ın faiz indirme yönündeki ısrarlı çağrıları ve Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik başlatılan cezai soruşturma gibi faktörlerin gölgesinde gerçekleşecek. Ancak Fed, kararlarını bağımsız bir şekilde, fiyat istikrarı ve maksimum istihdam hedefleri doğrultusunda aldığını vurguluyor. Bu nedenle, faiz oranlarının %3,5-3,75 aralığında sabit tutulması bekleniyor.
ABD ekonomisine ait veriler, büyümenin güçlü seyrini sürdürdüğünü, enflasyonun hala Fed’in hedeflediği seviyenin üzerinde olduğunu ve istihdam artışının yavaşladığını gösteriyor.
İstihdam Verileri Beklentileri Karşılamadı
Aralık ayında tarım dışı sektörlerdeki istihdam artışı 50 bin kişi olarak gerçekleşti. Bu rakam, beklentilerin altında kalırken, 2025 yılı genelindeki toplam istihdam artışı 584 bin olarak kaydedildi. İşsizlik oranı ise %4,5’ten %4,4’e geriledi.
Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Aralık ayında aylık bazda %0,3, yıllık bazda ise %2,7 oranında artış gösterdi. Bu artış, beklentilerle paralellik gösteriyor.
Fed’in yakından takip ettiği Çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları Fiyat Endeksi, Kasım ayında yıllık bazda %2,8 artarak beklentiler dahilinde gerçekleşti.
ABD ekonomisi, geçtiğimiz yılın üçüncü çeyreğinde %4,4 oranında büyüyerek 2023’ün üçüncü çeyreğinden bu yana en hızlı büyüme performansını sergilemişti.
Fed Başkanı Powell’a Yönelik Suçlama
Jerome Powell, Adalet Bakanlığı’nın Fed binalarının yenilenmesiyle ilgili olarak kendisine yönelik bir cezai iddianame tehdidinde bulunduğunu açıkladı.
Powell, suçlamaların temelinde Fed’in para politikası kararlarının yattığını iddia etti ve görevini siyasi baskıdan uzak, yalnızca fiyat istikrarı ve maksimum istihdam sağlama odaklı bir şekilde yerine getirmeye devam edeceğini belirtti.
Analistler, Powell’a yönelik soruşturmanın, Trump yönetiminin Fed’e faizleri düşürmesi yönündeki baskılarının bir sonucu olduğunu düşünüyor.
Bu soruşturma, Fed’in bağımsızlığına yönelik bir tehdit olarak değerlendirilirken, eski Fed başkanları ve küresel merkez bankaları, Fed’in bağımsızlığının önemini vurgulayan açıklamalarda bulundu.
Yüksek Mahkeme’de Cook Davası
Başkan Trump’ın Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook’u görevden alma girişimiyle ilgili yasal süreç de devam ediyor. Yüksek Mahkeme, tarafların savunmalarını dinledi.
Yüksek Mahkeme Yargıcı Brett Kavanaugh, Başkan’ın tek başına belirlediği “haklı neden” eşiğinin “Fed’in bağımsızlığını zayıflatacağı” değerlendirmesini yaptı.
Trump “Faizleri Düşürecek Bir Fed Başkanı” İstiyor
Başkan Trump, Fed’in para politikasını eleştirerek, piyasalar yükselirken faiz oranlarını düşüren bir Fed başkanı istediğini dile getirmişti.
Yeni dönem Fed başkanlığı için Rick Rieder, Christopher Waller ve Kevin Warsh isimleri öne çıkıyor.
“Erken Faiz İndirimi İçin İlave Baskı Gerekiyor”
ING Amerika Araştırma Bölgesel Başkanı Padhraic Garvey, istihdamın durgunlaştığına dair işaretler olduğunu ve enflasyon verilerinin tarifelerin fiyatlar üzerinde beklenenden daha az etkili olduğunu belirtti.
Garvey, Fed’in haziran ve eylül toplantılarında faiz indirimine gideceği yönündeki temel görüşünü korurken, mart ayında bir indirim için enflasyon ve istihdam hedeflerine yönelik ilave bir baskı gerektiğini vurguladı.








