Küresel piyasalar, tahvil faizlerindeki dalgalanmanın ardından denge arayışına girerken, yatırımcıların odağında ABD’den gelecek kritik istihdam verileri bulunuyor.
Küresel piyasalar, Japonya Merkez Bankası’na (BoJ) yönelik artan faiz indirimi beklentilerinin tetiklediği tahvil faizi hareketliliğinin ardından bir denge arayışında. Hafta başında BoJ kaynaklı sıkılaşma beklentileriyle yükselen ABD ve Avrupa tahvil faizlerindeki ivme kaybı, piyasalarda risk iştahını desteklerken, gözler bugün açıklanacak ABD özel sektör istihdam verilerine çevrildi. Yatırımcılar, makroekonomik veriler öncesinde temkinli bir duruş sergiliyor; bu durum, yaklaşan ABD Merkez Bankası (Fed) ve BoJ faiz kararları öncesinde piyasa duyarlılığının hassas kalmasına neden oluyor.
FED’İN FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİSİ SÜRÜYOR
Fed’e ilişkin faiz indirimi beklentileri canlılığını korurken, ADP özel sektör istihdam verileri yakından takip edilecek. İmalat sektöründeki daralmayı işaret eden PMI verilerinin ardından, istihdam verileri ABD iş gücü piyasasının sağlığı hakkında daha fazla ipucu sunması bekleniyor. Analistler, imalat sektöründeki sinyallerin, iş gücü piyasası verilerinin önemini artırdığını vurguluyor. Bu veriler, Fed’in gelecek haftaki para politikası kararları için kritik bir rol oynayacak; piyasalar, 9-10 Aralık’taki yılın son FOMC toplantısı öncesinde faiz indirimi beklentisini sürdürüyor.
PİYASA BEKLENTİLERİ VE ANALİST YORUMLARI
Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed’in gelecek hafta politika faizini 25 baz puan indireceği yönünde yüzde 88’lik bir olasılık gösteriyor. Analistler, faiz indirim beklentileri güçlü olsa da, Fed üyeleri arasında faiz indirimlerinin nereye kadar devam edeceği konusunda fikir ayrılıklarının artabileceğine dikkat çekiyor. Fed başkanlığı için Kevin Hassett’in adı ön plana çıkarken, görev süresi gelecek yıl sona erecek olan Jerome Powell’ın yerine geçebilecek potansiyel bir aday olarak değerlendiriliyor. Hassett’in göreve gelmesi durumunda faiz indirimlerini destekleyeceği beklentisi, Fed’e ilişkin gevşeme öngörülerini güçlendiriyor.
JEOPOLİTİK GELİŞMELER VE EMTİA PİYASALARI
Makroekonomik verilerin yanı sıra, Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin gelişmeler de yakından izleniyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’yı Karadeniz’de tanker saldırılarıyla “korsanlık” yapmakla suçlayarak, Rusya’nın Ukrayna limanlarına yönelik saldırılarını genişletebileceği uyarısında bulundu. Gelişmelerin etkisiyle, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,08 seviyesinde bulunurken, altının onsu 4.222 dolardan alıcı buluyor. Gümüşün onsu ise rekor tazeleyerek 58,95 dolara yükseldi. Kripto para piyasalarında da toparlanma gözlenirken, Bitcoin 93 bin 400 dolar seviyelerine yükseldi.
AVRUPA VE ASYA BORSALARINDA DURUM
Avrupa borsaları, artan jeopolitik endişelerle karışık bir seyir izlerken, ABD’deki istihdam verileri ve Euro Bölgesi’ndeki ÜFE verileri yatırımcıların odağında. Asya piyasalarında ise Japonya ve Çin’de açıklanan PMI verileri dikkat çekti. Yurt içinde ise gözler enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Analistler, BIST 100 endeksinde 11.200 ve 11.300 puanın direnç, 11.000 ve 10.900 puanın ise destek seviyeleri olduğunu belirtiyor.
Piyasalarda bugün açıklanacak olan veriler yakından takip edilecek ve yatırımcıların yönünü belirlemede önemli rol oynayacak.
