
Jeopolitik riskler, merkez bankası talebi ve ticari gerilimler altını güvenli liman yaptı. Ons altın 4500 doları, gram altın 6000 lirayı aştı. Külçe altın, reel getiride tüm yatırım araçlarını geride bıraktı.
2025 yılı, küresel arenada yaşanan jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizliklerin yatırımcıları güvenli liman arayışına ittiği bir yıl olarak kayıtlara geçti. Artan belirsizlik ortamı, bireysel yatırımcıların yanı sıra merkez bankalarının da altına olan talebini önemli ölçüde artırdı. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın uygulamaya koyduğu ek gümrük vergileri ve Çin-ABD arasındaki ticaret savaşının tırmanması, yatırımcıların risk iştahını azaltarak değerli metallere olan ilgiyi zirveye taşıdı.
Bu gelişmelerin etkisiyle altın fiyatları tarihi rekorlar kırdı. Ons altın, ilk kez 4 bin dolar seviyesini aşarak yıl sonunda 4 bin 500 doların üzerine çıktı. Gram altın ise aynı dönemde 6 bin lira sınırını geride bıraktı.
Külçe Altın Rakiplerini Ezdi Geçti
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan reel getiri analizine göre, külçe altın, 2025 yılında yatırımcısına sağladığı yüksek getiriyle diğer tüm finansal yatırım araçlarından ayrıştı.
Külçe altın, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 51,77, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 55,6 oranında reel getiri sağladı. Bu oranlar, altının enflasyona karşı yatırımcısını koruma noktasında ne denli başarılı olduğunu gözler önüne serdi.
Mevduat faizi, devlet iç borçlanma senetleri (DİBS), BIST 100 endeksi, avro ve dolar gibi diğer yatırım araçları arasında en yüksek reel getiriyi sağlayan, yüzde 8,93 ile mevduat faizi oldu. Ancak bu oran, altının performansı yanında oldukça sönük kaldı.
1997’den Beri Görülen En Yüksek Getiri
Külçe altının yüzde 51,77 oranında getiri sağladığı 2025 yılı, TÜİK’in bu hesaplamaları yapmaya başladığı 1997’den bu yana en yüksek reel getirinin elde edildiği yıl olarak tarihe geçti. Altın, yatırımcısına uzun yıllardır görülmemiş bir kazanç fırsatı sundu.
Külçe altın, TÜFE ile indirgendiğinde 1997 yılında yüzde 24,8 oranında değer kaybederek yatırımcısına en fazla kaybettirdiği yılı yaşamıştı. Yüzde 43,94 oranında kazanç sağlanan 2020 yılı ise 2025’ten sonra getirinin en yüksek olduğu ikinci yıl olarak kayıtlara geçti. Bu veriler, altının uzun vadeli bir yatırım aracı olarak inişli çıkışlı bir grafik sergilese de, özellikle belirsizlik dönemlerinde güvenli bir liman olma özelliğini koruduğunu gösteriyor.







