Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde gün yüzüne çıkan tarihi bir telgraf, Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri zekasını ve istihbaratın savaşın seyrindeki kritik rolünü gözler önüne seriyor. Düşmanın telsiz haberleşmesinin deşifre edilmesiyle elde edilen bilgiler, cephedeki taktiksel kararlara yön vermiştir.
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü vesilesiyle yayınlanan tarihi vesikalar, savaşın sadece cephede değil, aynı zamanda istihbarat alanında da amansız bir mücadele şeklinde cereyan ettiğini ortaya koymaktadır. Birinci Dünya Savaşı esnasında Osmanlı ordusunun, İtilaf Devletleri’nin telsiz haberleşmesini dinleyerek hayati öneme sahip veriler elde ettiği ve bu verilerin cephedeki stratejik kararları doğrudan etkilediği belirlenmiştir.
Dönemin kritik evraklarından biri olan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün 19. Fırka Komutanı olarak görev yaptığı sıralarda gönderdiği telgraf, bu hassas süreci bütün çıplaklığıyla sergilemektedir. Söz konusu telgrafta, düşman unsurlarının telsiz mesajlarıyla yardım talebinde bulunduğunun tespit edildiği belirtilmekte ve birlik komutanlarına taarruzun vakit kaybetmeksizin hızlandırılması emri verilmektedir.
Telgrafta, düşmanın takviye birlikleriyle desteklenmeden önce harekete geçilmesi gerektiği özellikle vurgulanmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün, elde edilen istihbarat doğrultusunda hücumların aralıksız sürdürülmesini ve düşmanın bulunduğu cephelerden sökülüp atılması yönünde direktifler verdiği anlaşılmaktadır. Bu yaklaşımın, savaşın dönüm noktası sayılabilecek anlarında alınan kararların süratini ve etkinliğini katbekat artırdığı değerlendirilmektedir.
Çanakkale Cephesi, 19 Şubat 1915’te İtilaf Devletleri’nin boğazı geçme girişimiyle başlamış ve 9 Ocak 1916’da son işgalci güruhun bölgeden çekilmesiyle nihayete ermiştir. Bu zaman zarfında Osmanlı ordusunun gerçekleştirdiği müdafaa ve karşı ataklar, hem askeri hem de istihbarat yönüyle tarihe altın harflerle yazılan bir mücadele olarak kayıtlara geçmiştir.
Gün yüzüne çıkan bu tarihi telgraf, Çanakkale Savaşı’nda istihbaratın oynadığı mühim rolü bir kez daha kamuoyunun gündemine taşımıştır. Alanında uzman isimler, savaşın kaderini değiştiren faktörler arasında sadece askeri kuvvetin değil, bilgiye en hızlı şekilde ulaşma ve doğru analiz yapabilme becerisinin de belirleyici bir niteliğe sahip olduğunu ifade etmektedir.






