
Yalova’da görevi başında katledilen Avukat Zekeriya Polat cinayeti sonrası Trabzon Barosu, artan şiddete karşı tarihi bir basın açıklaması yaparak, Avrupa Konseyi sözleşmesinin önemine dikkat çekti ve Türkiye’nin acil imzasını talep etti.
Trabzon Barosu, Yalova’da görevi esnasında hunharca katledilen SGK Avukatı Zekeriya Polat cinayetine tepki olarak Meydan Parkı’nda bir araya geldi. Meslektaşlarına yönelik artan şiddet olaylarına karşı kamuoyunu bilgilendiren Baro, Avukat Hakları Sözcüsü Miraç Arslantürk aracılığıyla yapılan basın açıklamasında, avukat cinayetlerinin sadece bir meslek sorunu olmadığını, doğrudan hukukun yaşamsal bir meselesi olduğunu vurguladı.
Avrupa Konseyi Avukatlık Mesleğinin Korunması Sözleşmesi’ne Vurgu
Arslantürk, açıklamasında özellikle 2025 yılında kabul edilen Avrupa Konseyi Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşme‘nin hayati önemine dikkat çekti. Bu sözleşmenin, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle tehdit edilmesini, saldırıya uğramasını ve hedef haline getirilmesini bir insan hakları ihlali olarak kabul eden ilk bağlayıcı uluslararası belge olduğunu belirtti. Sözleşme, devletlere avukatları koruma ve saldırıları etkin bir şekilde soruşturma yükümlülüğü getirerek savunma hakkını güvence altına almayı hedefliyor.
Türkiye’nin Sözleşmeye İmzası Neden Gecikiyor?
Trabzon Barosu’nun açıklamasında dikkat çekilen en önemli noktalardan biri, Türkiye’nin bu uluslararası sözleşmeye henüz taraf olmaması oldu. Arslantürk, “Avukatların adliye koridorlarında darp edildiği, bürolarında saldırıya uğradığı bir ülkede ‘biz bu sözleşmeye taraf değiliz’ demek, savunmanın öncelikli olmadığını ilan etmekle eşdeğerdir,” ifadeleriyle Türkiye’nin sözleşmeye imza atmamasının avukata yönelik şiddeti görmezden gelmek anlamına geldiğini vurguladı. Baro, bu durumun hukuk devletinden bir adım daha uzaklaşmak anlamına geldiğini belirterek, Türkiye’nin sözleşmeyi derhal imzalaması ve iç hukuka entegre etmesi çağrısında bulundu.
“Ayrıcalık Değil, Yaşam Hakkı İstiyoruz”
Basın açıklamasının sonunda, avukatların toplumdaki rolü ve can güvenliği talebi bir kez daha dile getirildi. Arslantürk, avukatların sadece dosya takip ettikleri için hedef alındığı bir ortamda adil yargılamadan söz edilemeyeceğini ifade etti. “Biz ayrıcalık değil, hayatta kalmak istiyoruz. Dosya takip ederken ölmek istemiyoruz,” sözleriyle duygusal ve kararlı bir duruş sergileyen baro üyeleri, “Avukat susmaz, savunma geri adım atmaz” mesajıyla eylemlerini sonlandırdı. Bu açıklama, sadece Trabzon’da değil, tüm Türkiye’deki baroların ortak sesi olarak kayıtlara geçti.








