
Eğitim Sen Trabzon Şubesi, CİMER başvurularının eğitim çalışanları üzerinde baskı oluşturduğu gerekçesiyle sert bir açıklama yayınladı. Şube, uygulamanın amacını aştığını ve eğitim faaliyetlerini olumsuz etkilediğini savundu.
Eğitim Sen Trabzon Şubesi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden yapılan başvuruların, eğitim camiasında yarattığı olumsuz etkilere dikkat çekti. Şube Başkanı tarafından yapılan açıklamada, CİMER uygulamasının son dönemde eğitim emekçileri üzerinde bir baskı aracına dönüştüğü vurgulandı. Kamu hizmetlerinde şeffaflığın önemi kabul edilmekle birlikte, uygulamanın eğitim alanında amacını aşan sonuçlar doğurduğu belirtildi.
Açıklamada, özellikle eğitim kurumlarında artan CİMER başvurularının, öğretmenler ve okul yöneticileri üzerinde sistematik bir denetim ve güvensizlik ortamı yarattığı ifade edildi. Somut bilgi ve belgeye dayanmayan, hatta kişisel husumet içeren başvuruların dahi resmi sürece dahil edilmesinin, eğitim-öğretim faaliyetlerini sekteye uğrattığı kaydedildi. Bu durumun, eğitimcilerin asli görevlerinden uzaklaşmasına ve sürekli savunma hazırlamak zorunda kalmasına neden olduğu belirtildi.
Artan Başvurular Bürokratik Yükü Ağırlaştırıyor
Eğitim Sen Trabzon Şubesi, CİMER üzerinden yapılan başvuruların sayısındaki artışa dikkat çekerek, aynı konuda defalarca yapılan, soyut ve tekrarlayan şikâyetlerin resmi işlemlere dönüştürülmesinin, öğretmenler üzerindeki bürokratik yükü artırdığını vurguladı. Bu durumun, eğitim kurumlarının pedagojik ilkeler doğrultusunda kolektif emekle işleyen kamusal alanlar olma özelliğini zedelediği ifade edildi. Ölçüsüz ve merkeziyetçi denetim anlayışının, kamu hizmetinin niteliğini düşürdüğü ve öğretmenlerin mesleki motivasyonunu zayıflattığı belirtildi.
Pedagojik Özerklik Tehlike Altında
Açıklamada, her pedagojik uygulamanın potansiyel bir şikâyet konusu haline gelmesinin, mesleki özerkliği ciddi şekilde zedelediği vurgulandı. Eğitim alanının yalnızca idari bir faaliyet olmadığı, bilimsel, laik ve pedagojik esaslara dayanan toplumsal bir süreç olduğu hatırlatıldı. Bu nedenle, CİMER başvurularının filtrelenmesi ve soyut, tekrar eden, kötü niyetli başvuruların işleme alınmaması gerektiği ifade edildi.
Eğitim Sen Trabzon Şubesi, kurum içi çözüm mekanizmalarının güçlendirilmesi ve eğitim emekçilerinin hukuki güvencelerinin açık biçimde korunması çağrısında bulundu. CİMER verilerinin performans baskısı aracı olarak kullanılmaması gerektiğinin altını çizdi. Şube, kamuoyuyla paylaştığı talepleri şu şekilde sıraladı:
- CİMER başvuruları için ön filtreleme mekanizması kurulmalı.
- Tekrar eden ve somut belgeye dayanmayan şikâyetler işleme alınmamalı.
- Kurum içi çözüm ve iletişim kanalları güçlendirilmeli.
- Eğitim emekçilerinin hukuki güvenceleri net şekilde korunmalı.
- CİMER verileri idari baskı aracı olarak kullanılmamalı.
Şube, eğitim emekçilerinin hedef gösterilemeyeceğini ve itibarsızlaştırılamayacağını vurgulayarak, kamusal eğitimin özgür ve demokratik bir ortamda güçleneceğine olan inancını dile getirdi.








