
Türkiye’nin yüksek teknolojili ürün ihracatında hava ve uzay araçları imalatı, 4 milyar doları aşan katkısıyla dikkat çekiyor. İhracat rakamlarındaki bu yükseliş, ülkenin teknoloji odaklı büyüme stratejisinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan son verilere göre, Türkiye’nin yüksek teknolojili ürün ihracatı 2025 yılında 9,9 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, ülkenin teknoloji üretim kapasitesini artırmaya yönelik politikalarının meyvelerini verdiğini ortaya koyuyor.
2021 yılında 6,45 milyar dolar seviyesinde olan yüksek teknolojili ürün ihracatı, takip eden yıllarda istikrarlı bir artış göstererek 2022’de 7,42 milyar dolara, 2023’te 9,17 milyar dolara ve 2024’te 8,80 milyar dolara yükseldi. 2025’te ise 9,91 milyar dolara ulaşarak önemli bir eşik aşıldı. Bu gelişmeler, Türkiye’nin 2021-2025 dönemindeki yüksek teknolojili ürün ihracatında %53,7’lik bir artış yaşandığını gösteriyor.
İhracat kalemleri incelendiğinde, “hava ve uzay araçları imalatı” kategorisi, 4,02 milyar dolarlık bir katkı ile ilk sırada yer alıyor. Bu kategoriyi, 3,39 milyar dolarla “bilgisayarların, elektronik ve optik ürünlerin imalatı” ve 2,50 milyar dolarla “temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ait malzemelerin imalatı” izliyor.
Orta-yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı da önemli bir büyüme kaydederek 2025’te yıllık bazda %10,6 artışla 102 milyar doları aştı. Bu kategoride “motorlu kara taşıtlarının imalatı”, 38,91 milyar dolarlık ihracat hacmiyle öne çıkıyor. Diğer önemli sektörler ise “elektrikli teçhizat imalatı” (19,09 milyar dolar), “başka yerde sınıflandırılmamış makine ve teçhizat imalatı” (18,58 milyar dolar) ve “kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı” (18,54 milyar dolar) olarak sıralanıyor.
Türkiye’nin orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının toplamı 2025’te 112 milyar dolara yaklaşırken, bu değerin imalat sanayisi ihracatı içindeki payı da artış gösterdi. 2021’de %36,4 olan bu oran, 2022’de %36,9’a, 2023’te %40,3’e ve 2024’te %41’e yükseldikten sonra 2025’te %43,5’e ulaştı. Bu durum, Türkiye’nin ihracat yapısının teknoloji yoğun bir yöne doğru evrildiğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.









