
Hükümet, tarım arazilerinin korunması ve gıda üretiminin güvence altına alınması amacıyla hobi bahçeleri üzerindeki yapılaşmaya yönelik yeni bir düzenleme hazırlığında. Teklif, kaçak yapılaşmaya karşı ağır yaptırımlar içeriyor.
Tarım arazilerinin hızla bölünerek üretim dışına çıkarılması üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilen yeni bir düzenleme ile özellikle “hobi bahçesi” adı altında yapılan plansız yapılaşmanın önüne geçilmesi hedefleniyor. Düzenlemenin temel amacı, tarım arazilerini koruyarak gıda üretimini sürdürülebilir kılmak.
Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanı, kamuoyunda oluşan “hobi bahçeleri yıkılacak” yönündeki endişelere açıklık getirerek, düzenlemenin geriye dönük işlemeyeceğini ve mevcut yapıların değil, yeni kaçak yapılaşmaların kontrol altına alınmasının hedeflendiğini vurguladı. Amaç, tarım arazilerinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması.
Teklifin en dikkat çekici unsurlarından biri, hobi bahçelerine altyapı hizmeti sağlayan kuruluşlara yönelik ağır yaptırımlar öngörmesi. Elektrik, su ve benzeri abonelik hizmeti veren kurumlara, her bir usulsüz abonelik için yüksek miktarda para cezası uygulanması planlanıyor. Bu önlemle, tarım arazilerinin fiilen konut alanlarına dönüştürülmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Uzmanlar, son yıllarda özellikle büyük şehirlerin çevresinde tarım arazilerinin bölünerek satılmasının ve “hobi bahçesi” adı altında kontrolsüz yapılaşmanın artmasının, toprağın verimliliğini azalttığını ve uzun vadede gıda üretim kapasitesini olumsuz etkilediğini belirtiyor. Bu durumun, sürdürülebilir tarım ve gıda güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulanıyor.
Yeni düzenleme, belirli şartlar altında tarımsal faaliyetlerle doğrudan ilişkili yapılaşmalara izin veriyor. Mevzuata göre, belirli büyüklükteki arazilerde sınırlı yapılaşmaya izin verilmesi mümkün olsa da, bu yapıların tarımsal üretimle bağlantılı olması şartı aranıyor. Keyfi konut yapımına ise kesinlikle izin verilmiyor.
Artan nüfus, iklim değişikliği ve küresel gıda krizleri gibi faktörler, yeni düzenlemenin temel gerekçelerini oluşturuyor. Tarım arazilerini korumanın artık sadece ekonomik bir mesele olmaktan öte, milli güvenlik meselesi haline geldiği vurgulanıyor.






