Hollanda, ABD’nin Karayipler’deki tartışmalı uyuşturucu operasyonları nedeniyle işbirliğini askıya alarak, bölgedeki deniz kuvvetleri varlığını yeniden düzenliyor.
Hollanda Savunma Bakanı Ruben Brekelmans’ın açıklamalarına göre, Hollanda Krallığı, ABD’nin Karayipler ve Pasifik Okyanusu’nda gerçekleştirdiği uyuşturucu karşıtı operasyonlardaki yöntemleri nedeniyle Washington ile olan işbirliğini durdurma kararı aldı. Bu karar, ABD’nin uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle teknelere yönelik saldırıları ve “yargısız infaz” iddialarının ardından geldi.
Bakan Brekelmans, Hollanda donanmasının artık uluslararası sularda uyuşturucu operasyonlarına destek vermeyeceğini, yalnızca Hollanda Krallığı’na bağlı kara sularında devriye görevlerini sürdüreceğini belirtti. Bu durum, bölgedeki uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor.
ABD’nin, uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle karşılaştığı kişilere yönelik “gözaltı yerine saldırı” yöntemini benimsemesi, Hollanda hükümetinin tepkisini çekti. Brekelmans, “Bu tamamen onların kararı, biz bunun bir parçası değiliz” ifadeleriyle, Hollanda’nın bu tür uygulamaları desteklemediğini vurguladı.
Hollanda’nın Karayipler’de, üçü Hollanda Krallığı’na bağlı olmak üzere toplam altı adada kontrolü bulunuyor. Bu durum, Hollanda’nın bölgedeki güvenlik ve istikrar açısından önemli bir rol oynamasına neden oluyor.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 14 Kasım 2025 tarihinde Batı Yarımküre’de uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleye yönelik “Güney Mızrağı Operasyonu”nu başlatmıştı. Operasyonun amacı, ABD ana karasını korumak, “uyuşturucu teröristlerini” etkisiz hale getirmek ve uyuşturucu kaynaklı ölümleri önlemek olarak açıklanmıştı.
Ancak, ABD ordusunun operasyon kapsamında Karayipler bölgesinde ve Pasifik Okyanusu’nda bazı teknelere yönelik saldırıları, uluslararası kamuoyunda büyük tepkilere yol açmış ve “yargısız infaz” tartışmalarını beraberinde getirmişti. Hollanda’nın bu gelişmeler üzerine aldığı karar, uluslararası ilişkilerde ve uyuşturucuyla mücadele stratejilerinde önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.









