
Son dönemde yaygınlaşan IBAN ile para transferleri, beraberinde hukuki ve mali riskleri de getiriyor. Uzmanlar, hem gönderen hem de alıcı açısından potansiyel sorunlara karşı uyarıyor.
Kredi kartı komisyonlarından kaçınmak veya fatura düzenlememek amacıyla IBAN üzerinden tahsilat yapan işletmeler, müşteriler için risk oluşturabiliyor. Zira, paranın gönderildiği IBAN’ın suç gelirleriyle ilişkili olması veya takip altında bulunması, gönderen kişi açısından hukuki problemlere zemin hazırlayabiliyor.
TOBB ETÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Olgun Değirmenci, IBAN yoluyla yapılan para transferlerinin hukuki dayanağının sebebe bağlı olduğunu vurguluyor. Değirmenci, transfer açıklamasında paranın neden gönderildiğinin belirtilmesinin yanlış anlaşılmaları önleyeceğini ifade ediyor. Ayrıca, transferin bir sözleşme edimi olması durumunda bu durumun not düşülmesinin önemine dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Değirmenci, IBAN’ına para gönderilen kişilerin hesaplarının, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında şüpheli işlem bildirimi nedeniyle takibe alınabileceğini belirtiyor. Bankalar tarafından yapılan bildirimler sonucunda, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından inceleme başlatılabilir. Hatta, paranın kaynağı suç geliri olmasa dahi, terör örgütleriyle bağlantılı hesaplardan para gelmesi, ilgili kişi hakkında şüphe uyandırabilir.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Çolak, kayıt dışılıkla mücadelede dijital uygulamaların önemine değiniyor. IBAN yoluyla yapılan para transferlerinde yasal sorumluluk altına girmemek için, işletmelerden yapılan alışverişlerde işletmenin kayıtlı banka hesabına ait IBAN’ın kullanılması gerektiğini vurguluyor.
Prof. Dr. Çolak, IBAN transferlerinde alım satıma konu olan işlemin açıklama kısmında belirtilmesinin önemini vurguluyor. Örneğin, “araç tamir karşılığı”, “konut satış tutarı” gibi açıklamalar, ileride yaşanabilecek ticari anlaşmazlıklarda kanıt olarak kullanılabilecektir.
Açıklamasız ve belgesiz yapılan IBAN transferlerinin mali ve hukuki açıdan ciddi mağduriyetlere yol açabileceği uyarısında bulunan Çolak, ticari faaliyet içermeyen bireysel borç-alacak ilişkileri ve hibeler dışındaki yüksek tutarlı ve düzenli para transferlerinin, vergi denetimleri sonucunda kayıt dışı gelir olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor.
Çolak, kaynağı belirsiz ve yüksek tutarlı işlemlerin suç gelirlerinin aklanması veya terörün finansmanı ile ilişkili olabileceği şüphesi üzerine banka hesaplarına el konulabileceğini ve adli soruşturma başlatılabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle, IBAN transferlerinde açıklama yazılması, bilinmeyen ve teyit edilmeyen IBAN’ların kullanılmaması, işletme unvanı ile IBAN eşleşmesine dikkat edilmesi ve ödemeler karşılığında yasal belge alınması gerektiği konusunda uyarıyor.
Mal ve hizmet sunan işletmelerin de zaman zaman IBAN’a para transferi talep ettiğine dikkat çeken Çolak, hizmet karşılığında fatura, fiş veya diğer geçerli belgelerin talep edilmesinin hem tüketicinin hakkı hem de kanuni görevi olduğunu belirtiyor. Belge düzenlemeyenlere ve almayanlara artırılmış özel usulsüzlük cezaları uygulanmaktadır. IBAN ile ödemeyi zorunlu tutan ancak belge vermeyen işletmelerin Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirilmesi, tüketiciler açısından en güvenli yol olacaktır.








