
İran’da ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan protestolar, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle şiddet olaylarına dönüştü. İnsan hakları kuruluşlarının son verilerine göre, can kaybı 3 binin üzerine çıkarken, on binlerce kişi tutuklandı.
İran’da 2025 yılının son günlerinde başlayan protestolar, ülke genelinde derin bir krize yol açtı. Başlangıçta ekonomik taleplerle ortaya çıkan gösteriler, güvenlik güçlerinin orantısız müdahalesi sonucu şiddet olaylarına evrildi. İnsan hakları örgütleri, olaylarda yaşanan can kayıpları ve tutuklamalarla ilgili çarpıcı rakamlar yayınladı.
İnsan Hakları Kuruluşlarından Kaygı Verici Açıklamalar
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri (HRA), protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının 3 bin 308’e yükseldiğini açıkladı. HRA’nın raporuna göre ölenlerin;
- 3 bin 97’si protestocu,
- 22’si çocuk,
- 23’ü tarafsız sivildi.
Ayrıca, olaylarda 166 güvenlik görevlisi ve hükümet yanlısı sivilin de yaşamını yitirdiği belirtildi. HRA, 4 bin 382 ölüm raporunun hala incelendiğini ve protestolar sırasında 2 bin 107 kişinin ağır yaralandığını duyurdu. Tutuklanan kişi sayısının ise 24 bin 266’ya ulaştığı kaydedildi.
Hamaney’den İlk Kabul: Binlerce Kayıp
İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, protestolar sırasında binlerce kişinin hayatını kaybettiğini ilk kez kamuoyu önünde kabul etti. Tahran’da yaptığı açıklamada Hamaney, olaylardan İsrail ve ABD ile bağlantılı grupları sorumlu tutarak, protestoların ülkeye büyük zarar verdiğini iddia etti. Bu açıklama, İran hükümetinin olayların vahametini kabul etmesi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Protestoların Başlangıcı ve Gelişimi
İran’daki protestolar, 28 Aralık 2025 tarihinde Tahran Büyük Çarşı’sında esnafın başlattığı gösterilerle fitillendi. Yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve artan hayat pahalılığı, halkın tepkisini tetikledi. Gösteriler kısa sürede ülke geneline yayıldı ve farklı toplumsal kesimlerin katılımıyla büyüdü.
Şiddet olaylarının tırmanması ve güvenlik güçlerinin müdahalelerinin sertleşmesi üzerine, 9 Ocak’ta ülke genelinde internet erişimi kesildi. Bu durum, bilgi akışını engelleyerek olayların daha da kontrolden çıkmasına neden oldu. Yaşanan gelişmeler, uluslararası kamuoyunda ciddi endişe yarattı ve birçok ülke İran hükümetine itidal çağrısında bulundu.









