
İsrail basını, Suriye’deki gelişmeler ve Türkiye’nin artan etkisini mercek altına alarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bölgesel stratejilerini değerlendirdi. Emekli Tümgeneral Israel Ziv, Netanyahu hükümetini eleştirerek, Türkiye’nin bölgedeki yükselişine dikkat çekti.
İsrail Kanal 12 televizyonunda yayınlanan bir analizde, Türkiye’nin Suriye’deki etkisinin hızla arttığı vurgulandı. YPG/SDG’nin geri çekilmesiyle birlikte Türkiye destekli Suriye ordusunun güç kazandığı belirtilirken, İsrail’in bu gelişmelere karşı etkisiz kaldığı savunuldu. Analizde, “İsrail kuzey sınırında oluşan bu yeni gerçekliğe karşı hâlâ uykuda” ifadeleri kullanıldı.
Israel Ziv, Suriye’de yaşananların İsrail diplomasisinin son yıllardaki en büyük başarısızlıklarından biri olduğunu iddia etti. Türkiye’nin askeri ve stratejik hamleleriyle YPG’nin kontrolündeki alanların hızla çöktüğü, terör örgütünün “kale” olarak görülen bölgeleri birer birer kaybettiği vurgulandı. Ziv, Netanyahu yönetiminin bu süreçte siyasi bir felç yaşadığını öne sürdü.
ABD’nin Suriye politikasına da eleştiriler yöneltilen analizde, Washington’un YPG/SDG’ye desteğini fiilen geri çektiği savunuldu. Bu durumun terör örgütünü tamamen dağılma riskiyle karşı karşıya bıraktığı iddia edildi.
Analizde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sadece Suriye’de değil, Gazze ve bölgesel savunma dengelerinde de etkili bir rol üstlendiği belirtildi. Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile geliştirdiği iş birliklerinin, Orta Doğu’daki güç dengesini kökten değiştirebileceği yorumu yapıldı. Ziv, “Türkiye’nin askeri kapasitesi, Pakistan’ın nükleer gücü ve Suudi Arabistan’ın finansal imkânları birleştiğinde, bu tablo İsrail açısından ciddi bir stratejik tehdit oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Netanyahu hükümetinin yaşanan gelişmeler karşısında net bir strateji ortaya koyamadığı savunulan analizde, Gazze ve Suriye hattında Türkiye’nin artan etkisine rağmen İsrail’in yalnızca diplomatik temaslarla yetindiği, bunun da sahadaki gerçekliği değiştirmediği vurgulandı.
Analizin sonunda, Türkiye’nin sahada ve diplomaside yeni bir bölgesel denge inşa ettiği, İsrail’in ise bu sürecin dışında kaldığı belirtildi. Mevcut gidişatın devam etmesi halinde İsrail’in ciddi bir stratejik dezavantajla karşı karşıya kalacağı uyarısı yapıldı.









