
Filistin Bakanlığı’nın yıllık raporu, İsrail’in işgal altındaki topraklarda kutsal mekanlara yönelik ihlallerinde çarpıcı bir artış olduğunu ortaya koydu. Mescid-i Aksa’ya yönelik provokatif baskınlar ve Harem-i İbrahim’de sistematik ezan yasakları, gerilimi tırmandırıyor.
Bakanlık raporuna göre, İsrail güçleri 2025 yılında Mescid-i Aksa’ya toplam 280 baskın düzenledi. Bu baskınlar sırasında, Talmudik ritüellerin açıkça sergilendiği, secde, şofar çalınması ve toplu dualar gibi uygulamalarla Mescid-i Aksa’da fiili bir zaman ve mekan bölünmesi dayatılmaya çalışıldığı belirtildi.
Raporda, bu provokatif eylemlerin İsrail polisi gözetiminde gerçekleştirildiği ve Kudüs İslami Vakıflar İdaresi’ne bağlı Aksa muhafızlarının görevlerini yapmasının engellendiği vurgulandı. Özellikle Yahudi bayramları ve Ramazan ayında baskınların yoğunlaştığına dikkat çekildi.
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in, milletvekilleriyle birlikte “Kudüs Günü”nde Mescid-i Aksa’ya baskın düzenleyerek “kahinlerin bereketi” ritüelini gerçekleştirmesi, resmi düzeyde tehlikeli bir emsal olarak değerlendirildi.
Harem-i İbrahim Camisi’ne yönelik ihlaller de raporda geniş yer buldu. 2025 yılında camide ezan 769 kez engellendi, Müslümanların girişleri kısıtlandı ve cami çeşitli tarihlerde kapatıldı. Caminin içine İsrail bayrakları asıldığı, şamdanlar yerleştirildiği ve gasbedilen bölümlerde gürültülü etkinlikler ile Talmudik dualar yapıldığı belirtildi.
İsrail makamlarının yıl boyunca İslami bayramlarda camiyi Vakıflar İdaresi’ne teslim etmeyi reddettiği, kapılara kilit taktığı ve 15 Eylül 2025’te avluya ilişkin “istimlak” kararı aldığı raporda yer aldı. İran-İsrail gerilimi ve Yahudi bayramları gerekçe gösterilerek caminin toplam 23 gün kapalı tutulduğu ve doğu kapısının yılbaşından bu yana açılmadığı bilgisi paylaşıldı.
Raporda ayrıca, Batı Şeria ve Kudüs’te 45 caminin kısmen tahrip edildiği veya baskına uğradığı, Hristiyanlara yönelik olarak da Kutsal Kabir Kilisesi’nde “Kutsal Cumartesi” döneminde kısıtlamalar getirildiği ve hacıların engellendiği ifade edildi.
Filistinliler, İsrail’in Doğu Kudüs’ü Yahudileştirme politikaları çerçevesinde Mescid-i Aksa başta olmak üzere kentin Arap ve İslami kimliğini hedef alan ihlallerini artırdığını vurguluyor. Doğu Kudüs’ün başkent olduğu bağımsız bir Filistin devleti talebini uluslararası meşruiyet kararlarına dayandırmaya devam ediyorlar.








