
ABD Başkanı Donald Trump’ın Davos’ta yapacağı konuşma, Grönland meselesi ve olası yeni tarife savaşları nedeniyle küresel piyasaların odağında. Yatırımcılar, Trump’ın açıklamalarıyla piyasalardaki risk algısını yeniden değerlendirmeye hazırlanıyor.
ABD yönetiminin Grönland konusundaki ısrarcı tutumu ve yeni tarife savaşlarının başlayabileceğine dair işaretler, küresel piyasalarda tedirginliğe yol açarken, tüm dikkatler ABD Başkanı Donald Trump’ın Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) yapması beklenen konuşmaya çevrildi. Farklı bölgelerdeki jeopolitik gerilimlerin yanı sıra, tarife tehditleri de varlık fiyatları üzerinde belirleyici bir rol oynamaya devam ediyor.
Trump’ın Grönland meselesindeki sert tavrı ve Avrupalı liderlerden gelen misilleme sinyalleri, yatırımcıları risk değerlendirmesine iterken, New York borsası tatil sonrası işlemlerde satış baskısı altında kaldı. Yatırımcıların riskten kaçınma eğilimiyle altın fiyatları rekor seviyelere yükselirken, ABD tahvillerinde de satış baskısı gözlemlendi. ABD Başkanı’nın, bu konuda kendisine destek vermeyen Avrupa ülkelerine yönelik gümrük vergisi uygulama kararı, piyasalarda yeni bir tarife savaşının fitilini ateşleyebilir.
Avrupa’dan gelebilecek misillemeler, piyasalarda yeni bir tarife savaşının yaşanabileceği endişesini artırırken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “Çıkarlarımızı ve üreticilerimizi koruyacağız” şeklindeki açıklaması bu endişeleri daha da körükledi. Belçika Başbakanı Bart De Wever ise Avrupa’nın kendi teknolojik platformlarını kurması gerektiğini, aksi takdirde ABD Başkanı Trump’ın kendileriyle “oynamaya devam edeceğini” ifade etti.
Bu gelişmeler ışığında, gözler İsviçre’nin Davos kasabasında. Başkan Trump’ın Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) yapacağı konuşmada özellikle Grönland konusunda vereceği mesajlar yakından takip edilecek. Trump, daha önceki bir röportajında Davos’taki zirvede Avrupa ile muhtemel bir çıkış yolu bulabileceklerini belirtmişti.
Jeopolitik ve tarife gerilimlerinin yanı sıra, ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığı için yeni aday arayışları da piyasaların gündeminde. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Davos’ta gazetecilere yaptığı açıklamada, yeni başkan adayının önümüzdeki hafta Trump tarafından açıklanabileceğini belirtti. Analistler, Trump’ın düşük faiz politikasını sürdürecek bir Fed başkanı seçmesinin kısa vadede piyasalarda olumlu karşılanabileceğini, ancak orta ve uzun vadede bankanın bağımsızlığına yönelik endişeleri artırabileceğini ifade ediyor.
Makroekonomik veriler açısından ise, ABD’de açıklanacak büyüme verileri ve Fed’in yakından izlediği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi verileri yatırımcıların radarında olacak. ABD yönetiminin Grönland başta olmak üzere farklı coğrafyalardaki söylemleri, dünya genelinde risk algısının artmasına neden olurken, bu durum yatırımcıların ABD varlıklarına yönelik tutumunu olumsuz etkiliyor.
Tarife savaşlarının yeniden alevlenebileceği endişeleriyle ABD Hazine tahvilleri satış baskısı altına girdi ve borçlanma maliyetleri yükseldi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi önemli bir eşiği aşarak dikkat çekti. Danimarka merkezli bir emeklilik fonunun, ABD’nin borcuna ilişkin endişeler nedeniyle ABD Hazine tahvili varlıklarından çıkacağını açıklaması da bu gelişmede etkili oldu.
Mevcut riskler ve tarife geriliminin artabileceği endişesi yatırımcıları bir kez daha altına yönlendirirken, altının onsu yeni zirvelere ulaştı. Dolar endeksi de son dönemlerdeki en sert düşüşünü kaydetti. Brent petrolün varil fiyatı ise jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yükseliş gösterdi.
Bu gelişmelerle New York borsasında önemli endekslerde düşüşler yaşandı. Analistler, New York borsasındaki gerileme, ABD tahvillerindeki satış baskısı ve dolar endeksindeki gerilemenin aynı anda yaşanmasının piyasalarda risk algısını derinleştirebileceğini belirtiyor.









