Trump, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede kararlılığını vurgulayarak Venezuela’yı hedef aldı: “Gerekirse topraklarına da saldırırız”.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, ülkesine yönelik uyuşturucu akışını durdurmak için gerekirse Venezuela topraklarına askeri müdahalede bulunabileceklerini söyledi. Bu sert uyarı, Washington ile Karakas arasındaki gerginliği tırmandıracak gibi görünüyor.
UYUŞTURUCU İLE AMANSIZ MÜCADELE
Kabine toplantısının ardından konuşan Trump, ABD’ye uyuşturucu girişini engellemek için her türlü önlemi alacaklarını vurguladı. Pentagon’a tam yetki verdiğini belirten Trump, “O gemilerin ortadan kaldırılmasını istiyorum ve gerekirse denizde olduğu gibi Venezuela topraklarına da saldırı yapacağız. Artık denizden gelen çok az şey var, sanırım yüzde 90’dan fazlasını yok ettik” ifadelerini kullandı.
KARADAN OPERASYONLAR YAKINDA
Trump, karadan yapılacak operasyonların daha kolay olacağını da sözlerine ekledi: “Onların kullandıkları rotaları biliyoruz, nerede yaşadıklarını biliyoruz ve çok yakında karadan da operasyonlara başlayacağız. Uyuşturucuları üreten ve ABD’ye satan herkes bu saldırıya maruz kalacak.” Bu açıklamalar, ABD’nin Venezuela’daki uyuşturucu kaçakçılığına karşı daha agresif bir tutum sergileyeceğinin sinyallerini veriyor.
TARTIŞMALI SALDIRILAR VE İDDİALAR
2 Eylül’de Venezuela açıklarında uyuşturucu taşıdığı iddia edilen bir gemiye yapılan saldırılarla ilgili soruları yanıtlayan Trump, operasyonların yasal çerçevede gerçekleştiğini ve Pentagon’un yetkili olduğunu yineledi. Savunma Bakanı Pete Hegseth ise ikinci saldırıda yaralıların olduğu bilgisinin o an için bilinmediğini söyledi. Washington Post‘un haberine göre, ilk saldırıdan kurtulan iki kişi gemiye tutunmuş, ikinci saldırıda ise hayatını kaybetmişti. Bu durum, operasyonların meşruiyeti konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Trump’ın bu açıklamaları, ABD’nin uyuşturucuyla mücadeledeki kararlılığını gösterse de, Venezuela ile ilişkilerin daha da gerginleşmesine neden olabilir. Bölgedeki siyasi istikrarsızlık ve insan hakları ihlalleri gibi sorunlar da göz önüne alındığında, bu tür askeri müdahale tehditlerinin sonuçları öngörülemez olabilir.
