
Turan Ülküsü Genel Merkezi, Suriye meselesine dair yaptığı son açıklamada, Türkiye’nin bölgedeki tarihi sorumluluklarına vurgu yaparak, Suriye’de söz sahibi olması gerektiğini savundu. Kuruluş, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e uzanan tarihi bağları hatırlatarak, Türkiye’nin Suriye coğrafyasından bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti.
“Türkiye Olmadan Alınan Kararlar Gerçekçi Değil”
Turan Ülküsü Genel Merkezi, Türkiye’nin Suriye’deki ve bölgedeki kritik gelişmelerde göz ardı edilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, Türkiye’nin tarihi haklarının beraberinde getirdiği sorumluluklara dikkat çekildi. Osmanlı döneminde Şam ve Halep’te uygulanan yönetim anlayışının bölgeye istikrar getirdiği, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin bu mirası devralarak Suriye’deki olaylara kayıtsız kalamayacağı belirtildi.
Osmanlı Mirası ve Suriye Vurgusu
Açıklamada, Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı millet ve inançları bir arada yaşatan istimalet politikası övüldü. Şam ve Halep eyaletlerinde Türkçe konuşan valilerin görev yaptığı ve tımar sistemiyle bölgede güvenliğin sağlandığı hatırlatıldı. Turan Ülküsü, Türklerin olmadığı bir tarih anlatısının eksik olduğunu savunarak, Suriye ve Filistin coğrafyasının Türk devlet geleneğiyle şekillendiğini ve bu durumun günümüz siyasi tartışmalarında dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
DEM Parti’ye Sert Eleştiriler
Basın açıklamasında, DEM Parti eş başkanları ve milletvekillerine yönelik eleştiriler yer aldı. Halep’in tarihsel geçmişinin görmezden gelindiği ve terör örgütleriyle ilgili tutumların samimiyetinin sorgulandığı belirtildi. Suriye’de terör nedeniyle yerlerinden edilen insanların geri dönüş sürecine dikkat çekilirken, sokak çağrılarının kamu düzenini bozma riski taşıdığı savunuldu. Diyarbakır’da miting yapılmasına izin verilmemesi desteklenerek, kamu düzeninin korunmasının önemi vurgulandı.
YPG/SDG ve PKK İddiaları Gündemde
Turan Ülküsü Genel Merkezi, Suriye İçişleri Bakanlığı’nın açıklamalarına atıfta bulunarak, YPG/SDG yapılanmasının karar alıcı unsurunun PKK olduğunu iddia etti. Söz konusu yapıların Suriye vatandaşlarının kaynaklarını istismar ettiği ve petrol gelirlerinin yasa dışı kullanıldığı öne sürüldü. Bu durumun Suriye ve bölgenin geleceği açısından ciddi bir sorun teşkil ettiği ve Türkiye’nin bu tablo karşısında sessiz kalamayacağı belirtildi.
“Tarihe Bakmadan Siyaset Yapılamaz”
Açıklamanın devamında, Yavuz Sultan Selim’in doğu sınırlarını belirleyen tarihi rolüne dikkat çekilerek, Suriye’deki yüzyıllar süren Türk hâkimiyetinin unutulmaması gerektiği vurgulandı. Turan Ülküsü, bilgiye dayanmayan ve sokak siyasetine dayalı yaklaşımlar yerine, Suriye ve bölge meselelerinde objektif ve tarihsel temelli değerlendirmelere ihtiyaç olduğunu ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihini yok sayan siyasi yaklaşımların sonuç alamayacağı vurgusuyla açıklama sona erdi.








