Televizyon yayınında ulusa seslenen Milei, Malvinas Adaları’nda izinsiz açık deniz petrolü çıkarma faaliyetlerini engellemeyi amaçlayan bir dizi sıkı idari ve yasama önlemini açıkladı.
Milei, bu kaynaklardan daha fazla petrol çıkarılmasının ulusal güvenliğe doğrudan tehdit oluşturduğunu belirterek, bölgedeki petrolü “sömürenlere” yönelik yaptırımların sertleştirileceğinin sözünü verdi.
Adaların tarihsel ve hukuki bakımdan Arjantin’e ait olduğunu savunan Milei, adalıların kendi kaderlerini tayin hakkına sahip olmadıklarını ifade etti.
Milei, İngiliz Rockhopper Exploration şirketi ve İsrail merkezli Navitas Petroleum tarafından Kuzey Malvinas Havzası’nda yürütülen Sea Lion Petrol Projesi’ni acil bir tehdit olarak nitelendirdi, “Bugün kararlı ve hızlı bir şekilde harekete geçmezsek birkaç ay içinde denizimizin altında yatan petrol rezervlerini ele geçirme kapasitesine sahip olacaklar.” dedi.
Milei, ayrıca Arjantin’in kıta sahanlığında izinsiz hidrokarbon faaliyetlerinde bulunan kuruluşlara yönelik yaptırım prosedürlerini hızlandıran başkanlık kararnamesini imzaladı.
Bu kararname uyarınca hükümet, söz konusu şirketlerin, hissedarlarının, yöneticilerinin ve ticari tedarikçilerinin Arjantin ana karasında faaliyet göstermelerini yasaklayacak.
Falkland Adaları’nın egemenlik statüsü, İngiltere ile Arjantin arasında uzun yıllardır sorun oluşturuyor.
İngiltere’nin 1833’te egemenlik ilan ettiği 12 bin kilometrekarelik Falkland Adaları, Arjantin’in güneyinde Atlas Okyanusu’nda bulunuyor. İngiltere’nin denizaşırı toprağı olan adalar, savunma ve dışişlerinde İngiltere’ye bağlı.
Arjantin, İspanya’dan kazanılan bağımsızlık sonrasında “Malvinas” olarak adlandırdığı Falkland Adaları’nın dolaylı olarak kendilerine miras kaldığını savunuyor.
2 Nisan 1982’de tarihe “Falkland Savaşı” olarak geçen, 6 hafta süresince karşılıklı kayıpların verildiği savaştan İngilizler galip ayrılmıştı.
Arjantin ve İngiltere’nin egemenliği konusunda uzun yıllardır anlaşmazlık yaşadığı Falkland Adaları’nda 2013’te referandum yapılmıştı.
Yaklaşık 2 bin 500 kişinin yaşadığı adalarda “İngiltere’nin denizaşırı toprağı olarak kalmak istiyor musunuz?” sorusuna halkın yüzde 99,8’i “Evet” yanıtını vermişti.
